Tüm Bunlarla Beraber
Rüzgar başka esiyor bugün dedi. Napabilirim ki artık göründüm gözlerime. O an bir sinek olup konmak istedim o geç ama derinlere incelen beline. Sonra başka şeyler …
Rüzgar başka esiyor bugün dedi. Napabilirim ki artık göründüm gözlerime. O an bir sinek olup konmak istedim o geç ama derinlere incelen beline. Sonra başka şeyler …
Oturmuş büyüyorduk, dallarımız kadar köklerimiz de, kuşlarımız da oluyorduk. Ertesi gün, bir ay yağmuru daha, (damlaları daha iri oluyor mesela, daha bi yumuşak his verir, omzuna düşünce. …
odanin kapisi kilitliydi, arkami dondum kapiya ve yurumeye basladim, odalar degistikce hislerimde degisiyordu, aglama odasinda biraz bekledim, gozyasiyla calisan bir motor vardi icerde, biraz aglayinca …
Burası Uzay, Açık bir rüyada, kımıldamadan duran tek rüzgar bizmiyiz diye soruyor kendiliğinden. Altımızda renkler var, altımız üstümüz renkler hep. Şırayla geçiyoruz içlerinden dışlarına, Yeşerip, kızarıyor cismimiz, morarıp …
Onca heves, onca saniye, tüm geceler, tüm gemiler ve kıyamtler tüm ve aptal eden rüzgar, uyandıran yağmur, sizleri gördüm tanıdım. Bütün bütün yutun beni şimdi, çiğnemeden, ayıklamadan …
Normalde ellerin, yok avcunun içi normalde mandalin kokardı, Yeni yerlere götürürdü bizi başka gülüşlerin, bizi uzak… 0
Nefs ile bin cepte kedi, Lal dönerken etten ahkam kesilir Rüzgarini belirleyip düzülür. Pusulamda kaldil emir kesilir Kırk kementli atlar düşse, kalk demem. Kan anlatır kemik sustuğu zaman, yandan gelir sularından …
Şimdi geçmiş zaman, eteklerinde bir dilberin, altlarında tam dünyanın bilmek, böylelikle ters dönüyor nefes, kalbim geri geri atıyor. Uzun bir yere gidiyoruz, belli derin gözlerinden… 1
İkinci kedi de camdan düştü, kızarmıyordu güneş, evlerin camlarından sarktık tektek, gemilerde yanlış rüzgarlardık, kelimeler kırmızı. Yeni geldi saçlarının kokusu, otomatik olarak geceyi affetti kuşlar ve uykuya …
Deniz damladı biraz elime, önce tahtadan bir sandalye ağırladı beni, sonrasında üzerimi örttü iki kelime, “Bakın, iyi tanıyın, araştırın beni bulun, öyle kolay değildir kemiklerimden ev …
Patlayan zincirler kırılan kanca, içlerimde yanılmaz bir rüzgar olunca, Beni vurup duvarlarda uykumdan uyandırsın, gözlerinle gördüğümde zamanı anladım anlayamayacağımı, Sonuçta kelebekler ektiler ortasına ormanımın, kalbim günü gördü açıldı, kutlu …
Bilir seni zerrem bile, Tam karnımda durur o yuttuğum bulut, Sen görmezken yanlış yönlere yağar, bu ne biçim rüya, ne güzel dert, unut göğsümde kaynayan yanar dağları, yüzümden dönen mevsim, …
Yalnış duvar patladı, ortalık hep güzel böcek, Kalbim attan atladı, tozlandı, üfledik yedik. 0
Benim evim uzaktır içeriden, ama çıkmaz sokaklara vurur çiçek sesleri. Kaldırmazlar düşsem bile içimden. Zaman gelir gene gider avlanır. An derindir, içte büyür çiçeği. Dışı renksiz, tatsız …
UYAN -Aya benze utanma gömlekinden, Yağmura çevir başını, iğilme yangının önünde. Uyan kara giydir ağaca Suyu öğren – hava öğren kağıt ol. Zamanı bil ama söyleme …
K harfiyle başlamış ve bitmek bilmemiştik, o nehirde sürüklenirken uyuyakaldık, bizi deniz uyandirdi, yada bunlar hep rüyaydı. 0
Böylece hatirliyoruz, kalp atan köşesinde o sokağın 1
Uzun sesler çıkarıyor gemim, alışık yanlışlıklara, avcılar peşimde, ben lezzetli bir hayvanım, ama kalbim insan kalbi. Uzun ve ince nefesim, daha da az görünüyorum. auu sessiz …
Yok yok oraya koymayin, dikkat edin bak çizilmesin, hmm mm. Şımarak ve kabaran bölgesinin gölgesinde konuşulan ve ancak yuvarlanırken öğrenilebilinen bu dili artık unutmamızın vakti gelmişti de …
Geceye imrenir, sakinliğine ve neşesine… Yeni bir dil öğrenir gibidir, düşerken penceresinden aşağı, başbaşa kuşkusuyla. Düştüğü yer anlatır, uçtuğu havadan dinlemeyi umduğu hikayeyi. Yeni şeyler söylenmez, Başka şeyler …