KAF DAĞINDA UÇURTMALAR SALLANIR

Nefs ile bin cepte kedi,
Lal dönerken etten ahkam kesilir
Rüzgarini belirleyip düzülür.
Pusulamda kaldil emir kesilir
Kırk kementli atlar düşse, kalk demem.

Kan anlatır kemik sustuğu zaman,
yandan gelir sularından huylanıp,
Haydan gelip Huya döneriken ben,
Ay kıvranır göbek taşı kırılır.

Gece gece dalgalanmış dönmekte,
Yağmur bile üstüme kül dökmekte,
Unutmadan bir önceki cümleyi
Kaf dağında uçurtmalar sallanır.

Derin için, kim düştüyse çıkmamış,
Aşık ölmüş bal dökülmüş yerlere,
Tekerleği patlat da düş önüme,
Sen yuvarlan, ben güle dön diyemem.

Şimdi bu safyayi kapatip başka şeyler düşünmeye başlayabiliriz…

otomatik not kukusu

Mail adresinizi kimseye söylemiycem bak söz Kırmızı işaretli alanları mecburen *

*
*