Archive for the 'Uncategorized' Category
oh benden de uyan bi sabah
incelmeyen yerleri varmıştı,
kendi keskin kanatlarını çarpa çarpa yüzüme anlatirdi doğduğu günleri.
“ağlayamayınca koş. yanliş anlamasınlar öyle duran halini.”
denize onca zamandan sonra yeniden kavusmus gibi bakmıştim ben de ona,
tatil ağirligindan arada bir kurtulunan, serin gercek aksamlar gibiydi onun yanida hayat.
ama o orda degildi, o benim icinde oldugunu sandim halde yani. başka bir yerdeymişte,
ama o yer benim kalbime benden daha da yakinmis gibi bir yerdeymiş yani.
gözlerinin acik oldugu sure kapali oldugundan daha fazla olmamali derdi.
ellerin yere baktigi kadar gogede bakmali. ve kafan topraga deymeli bazen…
uyuya kalmalisin, kendi isteginleuyudugun kadar. su bi de cok su iç.
başlamak ne kadar guzel, tabi olabildiğince çok defa başlamalisin…
ama incelmeyen yerleri varmıştı.
kendi keskin kanatları yüzüme her çarpışında başka bir rüyadan uyanıyordum…
oh rüzgar ne güzel esii…
Adamyiyenkadın
Karga
dogmak bilmiyoruz, guzel boyle, etrafimizda hos bir bosluk belirdi, sarabimizin tadi ictikce guzellesiyor, ruzgarin icindeyiz, böyle iyi
kimse yorum yazmamış ki sen yaz istersen ama yazmayadabilirsin yani
onca
Onca heves, onca saniye, tüm geceler, tüm gemiler ve kıyamtler tüm ve aptal eden rüzgar, uyandıran yağmur. onca korku, onca endişe.
Su temizler, toprak sever. Hava anlar olunca, başka renkler belirir gözün bilmediği.
Böylelikle uyum sağlar yeni nefes, yeni güneş karnındadır. Kimse bilmeden uyur orda bekler.
Dışarıdan görünen yuvarlak neşeli göbekler. Kimsiz, nesiz, zamansız kalınca anlaşır, kimin nezaman ne olduğu.
İzin ister, “Kimse karışmasın, bulaşmasın be gece bana. Bildiğim gibi öleyim,
istediğim yere gömüleyim, en azından bu gecelik. Sabah olunca altın yıldızlar, ay masmavi oluncaya kadar izin verin bana,
Şimdi dokunmayın, deymeyin kıyametime.”
Belki gene gelir kış. Kandillerden döner yağmur kuşları.
Devam eder. “Küçükken başka şeyler olurdu, şimdi şeyler aynı oluyor.
Yağmur yanardı kocaman, kulaklarımız uyuşurdu, hava başka başka renklerde oluşurdu.
Uykulardan başlardık bitmez, masallardan ayna yaprdık aylardan.”
Sonra sustu, dağalın tamam.
BİZİ UZAK
Normalde ellerin, yok avcunun içi normalde mandalin kokardı,
Yeni yerlere götürürdü bizi başka gülüşlerin, bizi uzak…

kimse yorum yazmamış ki sen yaz istersen ama yazmayadabilirsin yani
KAF DAĞINDA UÇURTMALAR SALLANIR
Nefs ile bin cepte kedi,
Lal dönerken etten ahkam kesilir
Rüzgarini belirleyip düzülür.
Pusulamda kaldil emir kesilir
Kırk kementli atlar düşse, kalk demem.
Kan anlatır kemik sustuğu zaman,
yandan gelir sularından huylanıp,
Haydan gelip Huya döneriken ben,
Ay kıvranır göbek taşı kırılır.
Gece gece dalgalanmış dönmekte,
Yağmur bile üstüme kül dökmekte,
Unutmadan bir önceki cümleyi
Kaf dağında uçurtmalar sallanır.
Derin için, kim düştüyse çıkmamış,
Aşık ölmüş bal dökülmüş yerlere,
Tekerleği patlat da düş önüme,
Sen yuvarlan, ben güle dön diyemem.
Şimdi bu safyayi kapatip başka şeyler düşünmeye başlayabiliriz…

kimse yorum yazmamış ki sen yaz istersen ama yazmayadabilirsin yani
BENİ DE DÖK O ŞEKİLDE
Yalnış duvar patladı, ortalık hep güzel böcek,
Kalbim attan atladı, tozlandı, üfledik yedik.
kimse yorum yazmamış ki sen yaz istersen ama yazmayadabilirsin yani
YAN
UYAN -Aya benze utanma gömlekinden, Yağmura çevir başını, iğilme yangının önünde.
Uyan kara giydir ağaca Suyu öğren – hava öğren kağıt ol. Zamanı bil ama söyleme kimseye
rüyalardan esilnelen ki yanasın.
kimse yorum yazmamış ki sen yaz istersen ama yazmayadabilirsin yani
Olmuştuk
K harfiyle başlamış ve bitmek bilmemiştik, o nehirde sürüklenirken
uyuyakaldık, bizi deniz uyandirdi, yada bunlar hep rüyaydı.
kimse yorum yazmamış ki sen yaz istersen ama yazmayadabilirsin yani
HiÇBiRŞEY YAPMASAM YALNIZ SENi DüŞüNSEM
kimse yorum yazmamış ki sen yaz istersen ama yazmayadabilirsin yani
AVCILAR PEŞİMDE
Uzun sesler çıkarıyor gemim, alışık yanlışlıklara, avcılar peşimde, ben lezzetli bir hayvanım,
ama kalbim insan kalbi. Uzun ve ince nefesim, daha da az görünüyorum. auu sessiz
kimse yorum yazmamış ki sen yaz istersen ama yazmayadabilirsin yani
KAPÜTİLENS GEZEGENİNDEKİ ASABİ YUMURTALAR VE KIYMIK BEYİN VALİDESİ
Yok yok oraya koymayin, dikkat edin bak çizilmesin, hmm mm.
Şımarak ve kabaran bölgesinin gölgesinde konuşulan ve ancak yuvarlanırken öğrenilebilinen bu dili artık unutmamızın vakti
gelmişti de geçiyordu bile. Ummazdıkki böyle bir ağaç bu denli yanlış bir havada seyahat etmek durumunda kalsın,
ama koşullar bizi herzaman bazi şeylerden feragat etmek durumunda birakti, lakin ebeveyn ordulari sinirlarimiza
dayanmış, kapılarımızı yumruklamaya başlamışlardı bile. Bizde mecburen yağmuru daha ziyade tersten beyenen
kızlarımızı devreye sokmak mecbureyinde kaldık, Naaparsın devrin askerleri ancak bu şekilde püsküvilerini süte
batırmamaya ikna oluyorlar. Neyse neticede vardık kıyıya…
kimse yorum yazmamış ki sen yaz istersen ama yazmayadabilirsin yani































Twitter