EVRENiN HARiTASI yeni MART 2008

uzaydan beri beyeniyorum seni

susman gerek söylediğin şiir değilse...
1, 2, 3.. do, re, mi
a) evren haritasını arıyor içinden çıkabilmek için... gerçekten.
b) açık içim böylece, renginden belli, hava hava havayı görebiliyorum bazen.
c) seni seviyorum canım, bunu söyledikce seni daha da seviyorum
d) şimdi yer, su, hava
e) Benimle konuşuyor, gözlerinde eski bir uzay parlak.
Belliki zamanı öyle değil onun, belli ki yanlış anlaşılmış ay-

Şimdi yeni başlıyor adam." Can gibi başsız ayaksız" ve havayı anlar gibi içine alıp dışına verirken.
Kalbi anlar gibi kanı,

Damarımızda şimdi adam, yeniden anlatıyor, hiç anlatılmamış bu zamanı...
böylece seni seviyorum canım.




EVRENiN HARiTASI 20 ŞUBAT 2008

Tekrar baştan
Şimdi güneşin altından konuşuyorum seninle. Şimdi seninle yağmurun altından konuşuluyor. Bilerek nerede olduğumu, bilerek açık bir rüyanın içinden.

Burdan bir daha düşünüyoruz geceyi. Burda yanlış dertlerin gölgesinde ve tam altında güneşin seninle konuşuyorum.

Tabi tersine dönüp duvarlara doldu deniz. Haberimiz yoktu sonsuzluktan. Kum bile içini arıyordu. İçinde deniz evet. Ellerimiz bir de birbirini öğreniyordu. Bazen de başka şeyler oluyordu.

Anlamak ayırmaktı, doğduk biz.
Anladık, ayırdık, öldük.

Bizimkisi başka bir geceydi. Mecburen açılıp yeni bir göz gibi, kudurupda rüzgarla aynı yere uçsaydık canım. Yanık kalbinle sen birdaha bakmıştın bana. Ve kim dayanabilir ki? Hayatı içimizden çürük bir dişi çeker gibi çekip alan yenibahar ve ay ve kuş ve yanlış aynamlan...

Tabi başladık kuşla da bir. Tersinden yanarak başladı bir kadın. Renginden dönüp de başka bir hayat aradı. Bir kuş gibi açıldı etim ve içim ellerine deydi. içim ellerindeydi.

Nasıl olmak gerekir bilmiyorum, Yada olmak nasıl gerekir. Bir şarkıyı biranda çok sevmek gibi, çok basit. Olmak gerekir nasıl bilmiyorum. Emin olmak nasıl bilmiyorum gerekir. Yada bir kadına bakmak gibi biraz bakmak gibi basit ama içinde olmak gerekir ama emin.

Neyse kısa kısa rüyaların içinden, böylece konuşuyorum seninle. Şimdi seninle içine doğru. Anlamanı istiyorum bak, ben bilmiyorum. Burası çöplük, ve burda bir yerde gökyüzü. Sessiz ve olabildiğince önemsiz hislerimin kıyısında oturuyoruz seninle. Önemli değil. Çünkü önemli olanı daha bilmiyoruz. Daha öğrenemiyoruz. Önemli olan önemli kalıyor böylece. Önemli olan bu. Bildiklerimizi canım önemi yok, Biz birer insan, biz birer ağacın ğölgesinde, içimizde aynı orman, üstümüzde aynı gökyüzü, yüzüyoruz. Anlamak mümkün değil. Biz birer evreninharitası, görmek mümkün değil canım, gördüğümüz hep imkan, hep mekan her zaman.

Gözlerimi birtek ona açabiliyorum, birlikte tartışıyoruz sebebimizi, acaba şuanda nerdesin, yani acaba hangi vücud seninkisi. Acaba vücud mu seninkisi...
Aramızdaki boşluk gittikce güzelleşiyor, onu hergün daha çok seviyorum, hergün başka kiyafetlerde geliyor bana, saçlarını tarıyorum hergün başka hikayeler anlatıyor tabi, Beni ülkesine çağırıyor, onun adı lucida



EVRENiN HARiTASI 26 OCAK 2008

yok canım bitmedi,
yok daha şimdi başlıyoruz...

şimdi mesela yağmur yağacak bi süre,
müsait, mevsim buna müsait...
toprak yağmur yağdıkça, ellerimizle toprağa ektiğimiz vücuda ulaşacak,
sular onun içindeki kötü hisleri dünyanin kalbine taşıyacak,
ve canını da havaya kavuşturacak...
güneş sabah doğacak canım,
ışık yavaşca saracak temiz canı
ve kalbine çekecek rüzgarin kollarindan...

biz bunları bilemeyeceğiz, biz bunları anlamayacağız daha...
biz hala gözlerimizle bakacağız havaya,
biz boş hala ellerimize bakacağız uyumadan evvel...

rüyalarımız canım, zamanın ve etin dokunamadığı hallerimizden başlayacak,
bitmeyecek... yok canım yeni başlıyoruz daha...

sevgili 3'e


EVRENiN HARiTASI 7 OCAK 2008


Şimdi değişeceğiz canım,
kemiklerimiz değişecek,
derinleşicek göğsümüz,
kafesimiz eriyecek...

Bu gerçek, şimdi zaman, kalp tamam...
Bunda ne gizem olucak, ne efsane,
Ne kapatabileceğiz gözlerimizi ne açabilecek,
Şimdi değişeceğiz canım,

Artık anlamayacağız canım,
Sevinebileceğiz böylece...
Düşücek maskemiz, gözümüz görünecek.
Bir başka şeklimiz olucak, bir başka kokumuz,
Bir başka yerlerimizde dolanacak insanlar...
İnsanlar kalbimize tırmanacak.



EVRENiN HARiTASI 27 ARALIK 2008

 



EVRENiN HARiTASI 15 ARALIK 2008

demekki suyu içerken öperek artık...


EVRENiN HARiTASI 11 ARALIK 2008


havadan beri belliyiz canım, camlarından dünyanın bakıyoruz rüyaya...
Burda, içimizde bir kuş daha...

haberin yoktu tabi, seni nasıl çağırıyordum,
böyle bilmeyerek okuyordun elindeki kağıdı,
kağıt ıslak, aramızdakileri ölçmeye yarıyor bu elindeki güneş,
ona bir isim vermeye, onu koklamaya, onu görmeye yarıyor
bu yüzündeki gök. Ona deyebilmen için üstündeki bulut...
"Kim tutarki elini bir daha"
Kim güze benzer ay dolunken...
Böyle devam ederek, tanımsızlara doğru meyilleniyoruz canım,
Tanıdıklarımızı da unutmaya çalıyıoruz.

Karışık gecelerden elini, ve devamını rüyanın gene istiyoruz.


EVRENiN HARiTASI 2 ARALIK 2008


ama yağmur herkesi tanır...

çöle dönüp yeni rüzgar eserlerken görünmüştü bahçesinde,
yok yanlış bak dedi, bizde uzay doğrudur,
esen derdi, bilmecenin hep kendi,
elbet dilinizi unutacaksınız gene birgün esip
yok damlama dokunarak bilir de
tanır yağmur herkesi, sonra gene ben yazicam, şimdi uyu.



EVRENiN HARiTASI 25 KASIM 2008



EVRENiN HARiTASI 22 KASIM 2008 bilmediklerimi biliyor gibi...








seni arıyor gibi yağıyor bütün yağmur...









EVRENiN HARiTASI 21 KASIM 2008

AÇIL ŞİMDİ, KALPLERİMDEN ANLAŞIL!

Görünür böylece evrenin haritasında ve parlayan, suyumuza karışmayan güneşle aynı zamanı hayal ediyoruz.













EVRENiN HARiTASI 20 KASIM 2008

 


ve gözlerinde yeni sevgisiyle,
tohumumu rüzgara ekti bilerek.
ilk defa görür gibi bakıyordu,
gözlerinde sevgisiyle yeni,
anlamadık, çok sevdik.
tohumumu rüzgara ekti.
tekrar eder gibi ısrarla bakıyordu,
ilk defa sever gibi gözleriyle yeni,
rüzgara evet, ormanlardan görmediğim yeni geliyordu,
durmayan ormanlardan gözleriyle ilk defa...
anlamadık, çok sevdik.
tanımadık zamanıyla gülüyordu gözleriyle,
ilk defa görür gibi ağladık...
öyle. hadi şimdi gidin.




EVRENiN HARiTASI 18 KASIM 2008


evet demekki o gülüşün içinde uyunacak bu gece
,
tek kişi olarak içinde, yanaklarının gözlerini kistiği yerde ben.
yerle ben bir ört üstüme dolan delir demekki,
gelsin gemim, gelsin kan, gelsin ne varsa içimde dolanan...
açık gözler açık içim, kemiklerden kemik beğen.

bunu ayrıca anlatmak istiyorum:
uzuyoruz, günler deli. Kendimize anlatıyorum bunu ayrıca, bir kalp gene ay olarak.
senden bir uçak yaptım kaybodu, heryere baktım yeminlen...





EVRENiN HARiTASI 06 KASIM 2008 artık gözleri açık, Véronique yada Véronique


EVRENiN HARiTASI 06 KASIM 2008 lucida'nin kiyisindan

Neyse kısa kısa rüyaların içinden, böylece konuşuyorum seninle. Şimdi seninle içine doğru. Anlamanı istiyorum bak, ben bilmiyorum. Burası çöplük, ve burda bir yerde gökyüzü. Sessizce ve olabildiğince önemsiz hislerimin kıyısında oturuyoruz seninle. Önemli değil. Çünkü önemli olanı daha bilmiyoruz. Daha öğrenemiyoruz. Önemli olan önemli kalıyor böylece. Önemli olan bu. Bildiklerimizi canım önemi yok, Biz birer insan, biz birer ağacın ğölgesinde, içimizde aynı orman, üstümüzde aynı gökyüzü, yüzüyoruz. Anlamak mümkün değil. Biz birer evreninharitası, görmek mümkün değil canım, gördüğümüz hep imkan, hep mekan her zaman.


EVRENiN HARiTASI 04 KASIM 2008 bazen de başlar ensesinden bir kadın, bilmeden gecenin rengini sabaha heveslenir...

seni kaydettiğime göre devam edebiliriz,
böylece ormanımız renklenir kuşların becerisiyle,
böylece meleklerimizi anlarız, onları tam uykuyla aramıza alırız.


EVRENiN HARiTASI 26 EKİM 2008

ben kuşlar gibi değişirdim,
beni bu ağaca diktin ben kuşlar gibi ağaca bu,
sen içimdeki 2
sen gemimdeki döl
terim sen uç...

uçlar gibi kemiklere dolandım, etler gibi
yerlerle birleştirdim ben kuşlar gibi.
uzadım ben içimdeki 1
aklımdaki denizde balıklardan biriydim
beni bu kıyılara ektin,
yağmurdaki ağaç gibi 1
kalbimdeki kan gibi sen
damarımdan düş
unut beni gene doğur anne gibi ağla

karnımdaki 2 gibi yeni
sen derimin altına saklı uyku
sen beni kuşlar gibi değiştir
beni aldır, başka baksın erisin...


EVRENiN HARiTASI 23 EKİM 2008

uyu aklı yanlış anlama,
biçimlerdir devamından ötürü,
durup delir,
belirlenip bilin,
hep bunları yap, ben geliyorum anlama aklı yanlış uyu, kendini rüyana bağla, uzan, bükül...ananın bak karnına...


EVRENiN HARiTASI 18 EKİM 2008

biz aşamalarla ilerledik,
korkma geceyi bırakmadım daha,
böyle ellerimi yeni kavuştur,
yeni kavuştur imkanımız yansın,
görünsün göstermediğimiz taraflarımız,
duyulsun içimizin hep sesi,
biz aşamalarla ilerledik,
ve hiç bizi içimize genişletti,
anlaticam kendimden sonrasını,
belirlenmiş an tabancasını,
kırıp yeni ismimizi öğrendik zaman,
otomatik güneş.
otomatik aşk,
yeniyiz gene,

yut
yerini unut,
eriyen kalbinden anlayayim bunu,
etimin içine bakiyim ozaman rüya olunca,
yeni bir ışık gelsin de bizi seyretsin,
yeni bir hikaye bilinsin.
aklım yine karışsın aklIna
...


EVRENiN HARiTASI 11 EKİM 2008 "çok güzel bir gün"


Gözlerimi birtek ona açabiliyorum, birlikte tartışıyoruz sebebimizi, acaba şuanda nerdesin, yani acaba hangi vücud seninkisi.
Aramızdaki boşluk gittikce güzelleşiyor, onu hergün daha çok seviyorum, hergün başka kiyafetlerde geliyor bana, hergün başka hikayeler anlatıyor tabi, Beni ülkesine çağırıyor:

içerime bakabilirsin, eriyerek tamamlanabiliriz bilrilkte, erirsek bize birsey olmaz, böylece beraber gezinebiliriz heryerde, bulutlarin bile haberi olur rengimizden tabi.









EVRENiN HARiTASI 05 EKİM 2008


TEKRARLIYORUM BUGÜN, BUGÜN TEKRARLIYORUM BUGÜN,
Hepinize güzel gözlerinizden, rüzgarin güzel elleriyle yüzünüze, hepinizin uzun saçlarınızdan, saçlarınızın rüzgarla güzel kokanı,
ve sessizliğinizden öpüyorum, kelimelerinizin dilinize deydiği yerinizden sizi, iyice alışıyorum saçlarınıza, ellerinize, iyice güzelliginizi anlıyorum ışık sayesinde, gözlerimden damlıyor devamı beraberliğimizin, ve yalnızlık tanımlanmış oluyor...


Kesin uzaklardan geldiniz... Bir an meleklerin kokusundan, insanların yüzünden ve devam eden hayatın içerisi burası diye.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EVRENiN HARiTASI 04 EKİM 2008


Bana başka birflekilde baflla bu sefer ve deliodalarda kovalan tarafımdan.

Bunu farket, başka diller seç istersen yada unu dillerinin hepsini. Böylece bana
başka bir şekillerde başlamış ol. Ve deliodalarda kaydol güneşe.
Güneş daha ilk durağımızdır sevgilim.

Açıl kıvrımlarından kalplere. delir.
Bana başla böylece başka şekillerinden biriyle bu sefer.


EVRENiN HARiTASI 23 EYLÜL 2008

yaşasaydın söyleyecektim sana,
yaşamıyordun ki,
başka birşeydi senin yaptığın.

 

EVRENiN HARiTASI 17 EYLÜL 2008

meyerse içeri girmiş biz görmeden,
elinde bir şişe uzay suyu, gözlerimizin içine bakıyor
du
sessiz evet nefesimizi sayıyordu...



EVRENiN HARiTASI 16 EYLÜL 2008

OLANLARIN, OLMAYANLARLA OLUŞAN DEĞİŞİK KOMBİNASYONLARINA HAYAT DİYORUZ CANIM,
YADA 1LERLE 0LAR BİRBİRİNİ AĞIRLAR.

ŞİMDİ ANA KARNI, GECEGENDEYİZ,
DOĞMAYI BEKLİYORUZ ELLERİMİZ DÖRT KÖŞE...

BULUTLARIMIZ DOLU SEVGİLİM,
KALPLERİMİZ ÇOKBEYGİR.
SENİ SEVİYORUM CANIM,
BUNU BİLİYORUZ.


EVRENiN HARiTASI 15 EYLÜL 2008

görünüyor güzel yüzün ve yüzler ay'a benziyor sevgilim kalpler güneşe,
amerika çekiliyor sevgilim üstümüzden küçülüyor gemileri,
modern görüyor canımızı, korkuyor canım, canımınız rüyalara benziyor...

artık zaman başlıyor sevgilim, gemilerle geliyorlar, içlerinde nefeslerle,
ellerimizden tutup bizi öpüyorlar, saatler sürüyor bu öpmeleri, zamanlar sürüyor biraz gelmeleri ama
geliyorlar sevgilim gemilerle geliyorlar, ellerinde güneşleri...

burası lucida canım, burası arkası dünyanın.



EVRENiN HARiTASI 14 EYLÜL 2008


lucida havadaymiş sonra tümşehir havada,

gündüzden saklanıp saklanıp dünyaya degiştirdik geceyi, görmedin mi değiştirmedik mi?
içinden sesler icad ettik,

adam sarsılmış onun ay gibi parlayan yüzünü görünce,
susmuş.




EVRENiN HARiTASI 10 EYLÜL 2008



tüm şehrimle saldıracağım sana,

sonra içeri girdi ve üstünü çıkardı,
derisi yoktu, hakkaten yeni uyanmış gibi bakıyordu, anladın mı?

kemiklerini saydı, bir tanesi eksikti,
hemen üstünü giyindi ve dışarı fırladı,
olanca hızıyla koşuyordu, sonra noldu unuttum...

insan kendini uzaylardan hatırlıyor mu,
yada unuttu belki de, alıştı,
unuttun dimi bak?

neyse, tamam hatirladım,
adam sonra demişki benim kemiğimin tekini gördünüzmü demiş.
Bağırmış, herkes ona bakınca, Sonra tabi kemiği bulamayınca eve geri döndü,
Dedim boşver bi kemik bak.


tüm şehrimle saldıracağım sana,
duraklarım harekete geçecek,
yollarım hızlanacak sana,
duvarlarım çarpacak,
evlerim yıkılacak,
kalplerim duracak önünde...

affet.
kendimi böylece teslim oluyorum evet kendimi...
sonra gene oluruz.




EVRENiN HARiTASI GURURLA SUNAR LUCIDA 1


 

hemen www.alabilirsek.com 'dan alabilirsek!...

 

 

EVRENiN HARiTASI 5 EYLÜL 2008





































4 EYLÜL 2008 RÜYA BENCE DAHA MÜHİM HAYATTAN































2 EYLÜL 2008



Sonra koşarak içeri girdi, ellerini kıpırdatamıyordu...

şu şekilde mırıldandı kulağıma,

tamam tüh,
burası hep istanbul...

sonrada güzelce seyret olanları,
sonra da hayret ile seyret...
beraber sonra da müzik ile seyret olanları,
rüyasından öp geceyi
dikkatli öl bu sefer
ellerin üşümesin...

İçeri girdi ve dediki,
Ancak sana doğrultunca ateş alabiliyor silahım,


tabi canım hala rüya,
ayaklarım neden aşıksa toprağa
gözlerim kesin ondan kamaşıkda görmüyor,
yok bak korkma görmüyor
ama biliyorum
yüzün çırılçıplak.

 

 


31 AĞUSTOS 2008



normalde insan

Böyle bir gün yoktu eskiden,
yeni başladı yağmur, yeni ay, yıldız yeni
haritasından öptüğümünün ay cemalli kız yeni,

Söylemek istenmiyor aslinda, bağıran yerlerimden fırlayarak beliriyorum,
böylece kaybolmam eskiyor, yağmur eskiyor, kız eski....

ayak bileklerinden tanıyorum seni, utanıyorum bakmaya,
kokundan kaynaklanıyorum, yoksa olmak benim işim değil,
olasımı getiriyorsun dünyaya, yeni oluyorum, yani ölüyorum toprağa toprağa...

Neyse yeni ay, güzellerin güzeli,
Sana sıfatlar bulaştırılamıyor,
Ateş benziyor sana ıslak benziyor, ama ben ve bunu bilmiyorluğum uyuyoruz. Uyanacak bir dünya yokken.

Bi de şunu söylemek istiyormuş:

sebepsiz kalplerimden öpünüz bir bir,
leyhime cenaze armağan ediniz doğum günümde,
şımartınız göz kapaklarımı yok korkmayınız,
sebepsiz geliniz. normalde insansanız bile...


 

 

29 AĞUSTOS 2008


LUCIDA

Başla dolmaya içeri başlamalısın kemiklerinden,
tam rüyanın içinde yürümeye rüyanın...




 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

bilerek öperekten ay'ı ensesinden, kalbimi hafızana emanet ediyorluğum. Tabi bunu kimseye söyleme bak!


ah kalbime ayna tutsam durar mı?
































































21ağustos tabi ne sandin?

kanadığımız yerden devam ediyoruz, cidden.
çok ciddiyim.

ama şimdi uykum var sonra, bak müzik ne kadar güzel oluyor.

 


 

 

 

 

 

 


otomatik not kukusu
isim
:

buraya bişeyler yazarsak evet:
tüm yazılan notlar

arşiv olarak...

     
17 mart-16 aralik 2008      
fgğefgğ fgğefgğ
16aralik-17mart2008 18 eylül - 16 aralık
26 mayıs - 18 eylül  
fgğefgğ fgğefgğ aiea iea
27nisan -23mayis 27ocak - 25nisan 30 ocak - yokadibugunun 10 aralık - 30 ocak 2007
1 e g g
26 aralık - 9 ocak 2007 12 aralık - 25 aralık 2006 6 aralık - 11 aralık 2006 22kasım - 5 aralık 2006